Pop artın yolculuğu nerede başlar?
Pop artın yolculuğu 1950’lerin Britanya’sında, Independent Group çevresindeki tartışmalarla başlar ve 1960’ların başında Amerika’da daha kamusal bir resim diline dönüşür. Kısa olan kısım yaklaşık on beş yıla sığar. Uzun olan kısım, düz renk, basılı desen ve gündelik eşya bir görme biçimi olarak elde kaldığında başlar.
Bu sayfa bir kronoloji tablosu değildir. Emin olunan durakları sıraya koyar: Britanya’daki erken konuşma, Hamilton’ın 1956 kolajı, Warhol’un 1962 çorba kutuları, Lichtenstein’ın çizgi roman resimleri. Tanımın kendisi pop art nedir yazısında duruyor.
Bugüne gelince hikâye bir müze koridorunda bitmez. Aynı alışkanlıklar, tanıdık bir silueti olan nesnelerde ve basılı desenin küçük bir heykelde durmasında yaşamaya devam eder. Tarih burada bir nostalji listesi olarak değil, hâlâ kullanılabilir bir dikkat olarak okunur.
Britanya’da 1950’ler
Independent Group, Londra’da sanatçı, eleştirmen ve mimarları bir araya getiren bir çevredir. İlgileri saf biçimden çok, savaş sonrasının yeni görsel kalabalığıdır. Dergi, reklam, bilimkurgu ve ev eşyası bu konuşmanın içine girer. Popüler olan, aşağılanan bir dışarı değil, incelenmeye değer bir malzeme sayılır.
Richard Hamilton’ın 1956 kolajı Just what is it that makes today's homes so different, so appealing?, Whitechapel Gallery’deki This Is Tomorrow sergisi için yapılmıştır. Kolaj, dönemin evini bir vitrin gibi dizer. Kas, konserve, lamba, çizgi roman ve teyp aynı düzlemde buluşur. Modern konforun vaadi ile imgelerin yoğunluğu tek karede okunur.
Eduardo Paolozzi bu Britanya çizgisinde Hamilton’la birlikte anılır. İkisi de Amerikan kitle kültürünün adaya nasıl sızdığını kollajın kesip biçmesiyle göstermiştir. Bu erken işler henüz 1960’ların düz, grafik resimlerine benzemez.
Daha parçalı, daha istiflidir. Yolculuğun başı, temiz bir afişten çok dolu bir masaya benzer.
1960’ların başında Amerika
Amerika’daki görünürlük, aynı ilgiyi daha büyük ve daha tekil imgelerle sürdürür. Andy Warhol (1928–1987) serigrafiyi yöntem edinir. Campbell's Soup Cans 1962 tarihlidir. Market rafındaki tekrar, tuvalin üzerinde de tekrar olur.
Marilyn serigrafileri bunu izler. Tanıtım yüzü, renk değiştikçe hem yakın hem uzak kalır.
Roy Lichtenstein (1923–1997) başka bir baskı alışkanlığını büyütür. Ben-Day noktaları ve çizgi roman kadrajı, Look Mickey, Whaam! ve Drowning Girl gibi işlerde resmin ölçeğine çıkar. Ayrıntı Lichtenstein ve çizgi roman yazısında. Burada önemli olan, noktanın bir süs değil, ticari basımın izi olmasıdır.
Claes Oldenburg nesneyi hacme çevirir. James Rosenquist billboard kırpmasını kullanır. Tom Wesselmann natürmortu reklamın düz rengiyle yeniden kurar. 1960’ların başı tek bir atölye değildir.
Ortak olan, yüksek sanatın konusuz saydığı şeylerin merkeze alınmasıdır. Çorba, çizgi roman, hamburger, ünlü yüz: hepsi bakılmaya değer bulunur.
Bugüne kalan alışkanlıklar
Klasik anın ardından bu dil kaybolmaz. Düz renk, tanıdık imge ve tekrarın bilinçli kullanımı sonraki on yıllarda da elde kalır. Bu yazı o sonraki sergilerin tarihini tek tek saymaz.
Kalıcı olanın yöntem olduğunu söyler: bir imgeyi dolaşımdan alıp ölçeğini ve aralığını değiştirmek.
Karakter formu da bu çizgiye uzaktan bağlanır. İnsanlar bir silueti, sanatçının adından önce tanır. Bu tanınırlık, pop artın ilgilendiği ortak hafızaya komşudur.
Komşu olmak aynı şey olmak değildir. Popüler kültürün sanattaki yeri bu ayrımı daha geniş tutar.
Ev ölçeğinde kalan üç alışkanlık vardır. Birincisi, ticari rengi utangaç kullanmamak. İkincisi, basılı deseni yakından okunur halde bırakmak. Üçüncüsü, aynı formu renk değiştirerek tekrarlamak.
Bu üçü bir odayı 1960’ların dekoruna çevirmek zorunda değildir. Bir rafta da çalışırlar.
Tarih hakkında yanılgılar
Bir yanılgı, pop artın 1960’ta bir anda ve yalnızca New York’ta başladığıdır. Britanya’daki konuşma daha erkendir. Kolajın parçalı dili, sonra gelen düz resimden farklı bir sıcaklık taşır. İki sahneyi tek cümlede eritmek, Hamilton’ın istifini Warhol’un tekrarından ayırt etmeyi zorlaştırır.
İkinci yanılgı, hareketin bir şaka olarak kapanmış olmasıdır. Mizah vardır. Hafife alma da vardır. Buna karşılık işlerin çoğu, baskı, kadraj ve ölçek üzerine ısrarlıdır.
Şaka, yöntemin yerini tutmaz. Üçüncü yanılgı, tarihin yalnız tuvalden ibaret sayılmasıdır. Oldenburg’un nesneleri, heykelin de bu konuşmaya girdiğini gösterir.
Dördüncü yanılgı, bugünkü her renkli figürü o tarihin devamı ilan etmektir. Devam, otomatik bir soy zinciri değildir. Ortak olan bir görme alışkanlığı olabilir.
Her nesne o alışkanlığı taşımak zorunda değildir. Ayrımı kurmak, hem tarihi hem odayı daha dürüst bırakır.
Bugün bir odada pratik karşılık
Tarihi eve taşırken dönem odası kurmak gerekmez. 1956 kolajındaki gibi her yüzeyi doldurmak da gerekmez. Hamilton kalabalığı bilinçli dizmişti. Evde aynı kalabalık, çoğu zaman yalnızca dağınıklıktır. Daha işe yarar ders, tek bir basılı enerjiyi ya da tek bir tanıdık silueti seçip geri kalanı sakin bırakmaktır.
Çizgi roman baskılı ayı figürü, Lichtenstein’ın büyüttüğü dokunun küçük ölçekte hâlâ okunabildiğini gösterir. Desen, figürün gövdesinde durur. Oda, çizgi roman kapağı olmak zorunda kalmaz. Adaçayı ve boz tonlu Companion ise aynı çağın başka bir ucuna yakındır: tanıdık karakter, dar palet, az jest.
İkisini bir arada düşünürken aralık bırakmak yeter. Biri baskının sesidir, diğeri siluetin sessizliği. Pop art sayfası bu iki ucu katalogda yan yana görmek için sakin bir eşiktir.
Tarih, rafta bağırarak durmak zorunda değildir. Doğru mesafede, hâlâ okunur.
Kısa bir kapanış
Yolculuk, Independent Group’un 1950’lerdeki ilgisiyle açılır, 1960’ların başında serigrafi ve büyütülmüş çizgi romanla görünür hale gelir. Sonra yöntem dağılır, malzeme başkalarının elinde yaşamaya devam eder. Bu dağılma bir bitiş cümlesi değildir.
Tanıma dönmek isterseniz ilk yazı duruyor. Çizgi romanın ayrı tarihi Lichtenstein sayfasında. Ortak imgenin daha geniş hali popüler kültür yazısında. Müze sözlükleri tanım sayfasında, uydurma alıntı olmadan işaret edildi.






