X neyi gösterir
KAWS figürlerinde X biçimli göz, tek bir resmi anlam taşımaz. Eleştirmenler ve izleyiciler bu işareti silme, çizgi romanın kapalı ya da çapraz göz alışkanlığı ve ifadenin bir işarete düzleştirilmesi olarak okumuştur. Bunlar okumadır, sanatçının mühürlediği bir slogan değildir. Companion'ın yuvarlak, kafatasına yakın başında X, kaşın, bakışın ve çoğu zaman ağzın yükünü üstlenir. Yüz ayrıntıyla duygulanmaz. Duyguyu bir karaktere bağlar. İşaretin gücü, tam da bu açıklıktadır.
Brian Donnelly, KAWS adıyla, grafitiden gelen bir pratikte bu işareti geniş bir izleyiciye taşımıştır. İsmin kendisi ayrı bir yazıda durur. Burada soru daha incedir. X bir logo mudur, bir yara mıdır, bir çizgi roman kısaltması mıdır? Üçü de bakışın getirdiği cevaplardır. Hiçbiri, diğerini kapı dışarı edecek bir belge değildir. İşarete yaklaşırken tek bir doğru cevap aramak, yüzün sadeleşmesini bozar. Sadeleşme, cevabın yerine konmuştur. Onu yeniden kalabalık bir yoruma boğmak, karakterin tasarım kararını geri alır.
Üç okuma, üç sınır
Birinci okuma silmedir. X, bir yüzün üzerine çizilmiş bir iptal gibi durabilir. Grafitiden ve sokaktaki müdahaleden gelen bir göz, bu okumayı tanır: bir imgenin üstünü çizmek, onu hem yok eder hem daha görünür kılar. Companion'da üstü çizilen şey yabancı bir afiş değil, karakterin kendi gözüdür. Silme, dışarıya değil içeriye dönmüştür. Bu güçlü bir okumadır. Yine de sanatçının her figüre yazdığı bir kelime değildir. İptal hissi, işaretin bir sonucudur, kullanım kılavuzu değildir.
İkinci okuma, çizgi romanın alışkanlığıdır. Kapalı, baygın ya da çapraz göz, kâğıtta duyguyu hızla anlatır. KAWS bu kısaltmayı heykelin hacmine taşır. Üçüncü okuma, ifadenin bir işarete düzleştirilmesidir. Kaş kalkmaz, göz kırpmaz, ağız bir hikâye anlatmaz. X, bütün o hareketin yerine geçer. Üç okuma birbirini tamamlayabilir. Silinen bir yüz, aynı anda bir çizgi roman yüzü ve bir işaret olabilir. Onları yarıştırmak gerekmez. Karakter dili, X'i bu sistemin içinde bir parça olarak tutar. Parça, sistemin tamamı gibi konuşmaya kalktığında abartı başlar.
Tek bir slogan yok
İşaret meşhur oldukça etrafına hazır cümleler yapışır. X'in ölümü temsil ettiği, markayı temsil ettiği ya da tek bir duyguyu temsil ettiği söylenir. Bu cümleler paylaşması kolaydır. Bakması zordur, çünkü figürün önünde durduğunuzda işaret o kadar tek yönlü konuşmaz. Renk değişince duygu değişir. Poz değişince X görünmez bile olabilir. Bir slogan, bütün bu değişime dayanamaz. Dayanamıyorsa, işaretin yerine konmuş bir özettir. Özet, kapıdaki tabeladır. İçerideki yüz daha sakindir.
Companion'ı tarif ederken X'i anmak gerekir. Onu tek anlamıyla bitirmek gerekmez. Companion, baş, eldiven, şort ve botla birlikte tamamlanır. X bu dörtlünün içinde gözün yerindedir. Gözün yerinde olması, bütün bedenin bir matem cümlesi olduğu anlamına gelmez. Ayakta, açık renkli bir figürde işaret neredeyse nazik durabilir. Koyu ve kapalı bir pozda daha ağır durabilir. Ağırlık, X'in değişmez tanımı değildir. Işığın ve pozun o günkü sonucudur. Bunu ayırt etmek, işarete saygı duymaktır.
Yüz kapanınca X ne olur
Passing Through pozu, X'in en ilginç sınavıdır. Figür oturur, eller yüzü kapatır. Pozun adı bir alıntı değildir; ellerin yüze gittiği duruşu söyler. Yüz kapandığında baştaki X gizlenir. Karakter, kendi en ünlü işaretini bir an göstermez. İzleyici o zaman ele, omuza ve oturuşun ağırlığına bakar. İşaret yokken de karakter durur. Bu, X'in tek başına Companion olmadığını hatırlatır. X bir vurguya dönüşebilir, bedenin yerine geçemez.
Kapanan yüzde insanlar bir duraklama, bir çekilme ya da bir susuş okur. Okuma yerindedir. Onu, X'in gizli anlamı ilan etmek yerinde değildir. Anlam, görünen işaret kadar, gizlenen işarette de aranır. Gizlenen şey her zaman bir sır değildir. Bazen sadece bir eldir. Elin beyazı ya da siyahı, o sırayı kendisi kurar. Mat bir yüzeyde el, yüze yapışık bir gölge gibi durur. İşaret orada da vardır, ama göz hizasında değildir. Bakış biraz aşağı iner. Bu iniş, motifin başka bir cümlesidir.
Eldivendeki X
Companion'ın eldiveni çoğu zaman aynı işareti taşır. Gözdeki X ile eldeki X birbirini tekrar eder. Tekrar, anlamı kilitlemez; ritmi kurar. Yüz konuşurken el de aynı dili konuşur. Yüz kapandığında el, dilin görünür kalan parçası olur. Bu yüzden eldiven, ikincil bir süs değildir. İşaretin ikinci sahnesidir. Beyaz bir eldiven üzerinde X, koyu şort ve botun arasında nefes alır. Koyu bir figürde ise işaret, ancak ışık kenarı yakaladığında ayrışır.
İki yükseklikte tekrarlanan bir motif, karakteri amblem gibi düzleştirmeden bağlar. Logo tek yerde durur ve her yöne aynı şeyi söyler. Companion'da X, başın hacmine ve elin kitlesine oturur. Dönünce değişir. Işık düşünce kalınlaşır. Bu değişim, işaretin heykel olduğunu hatırlatır. Kâğıt üzerindeki bir çarpı, her kopyada aynıdır. Odadaki bir X, durduğunuz yere göre başka bir çizgidir. Onu tek bir anlamla tüketmek, bu değişimi de tüketir. Motif, bakıldıkça tazelenir.
Siyah figürde ve sage figürde işaret
Mat siyah Passing Through, X'i en az gösterdiği anda bile karakteri ayakta tutar. Figür oturur, eller yüzü kapatır, yüzey mat ve tek tondur. Gözdeki işaret gizlenir. Siluet, başın yuvarlaklığı ve eldivenin kitlesiyle konuşur. Galeriye yakın, hafif yandan gelen bir ışık, kenarı ayırır. İşareti aramak yerine kenarı izlemek, bu parçada daha doğru bir bakıştır. Siyah, motifi bağırtmaz. Onu bir gölgenin içine bırakır. Oda da aynı sessizliği kaldırabiliyorsa, parça yerine oturur.
Sage Companion işaretin açık halini gösterir. Sage kulak, taupe gövde, siyah şort, X işaretli beyaz eldiven ve siyah bot. Yüz açıktır, X göz hizasındadır, eldiven ikinci X'i aşağıda tutar. İlk kez bakan kişi motifi iki yerde birden öğrenir. Öğrenme bağırmadan olur, çünkü sage ile taupe birbirine yakındır. İşaret, rengin gürültüsüne ihtiyaç duymaz. Seçki KAWS sayfasında bu iki hali yan yana koyar. Biri motifi saklar, biri heceler. İkisi de aynı okumanın içindedir.
İşareti odada bırakmak
X'i eve almak, bir sembol sözlüğü asmak değildir. Figürün önünde durup işaretin o gün hangi okumaya yaklaştığına bakmak yeter. Bazen silme hissi ağır basar. Bazen çizgi romanın hızı. Bazen sadece temiz bir grafik karar. Üçü de figürü eksiltmez. Eksilten, duvara küçük bir açıklama yazıp bakmayı bırakmaktır. Pratik olarak işaret, kalabalık bir poster duvarında yarışır. Sade bir zeminde nefes alır. Işık sertse gölge, X'in üzerine ikinci bir çizgi çizer. Işık yumuşaksa çizgi kendi halinde kalır.
Motif onlarda da aynı açıklıkla durur: okunur, mühürlenmez. Anlamı erken kapatmamak, parçayı da erken tüketmemektir. Yazıların geri kalanı karakteri, sokağı ve odayı başka kapılardan sürdürür. X ise burada, olduğundan büyük bir cümle kurulmadan bırakılır. Bırakılan işaret, odada daha uzun süre taze kalır.






