İsim, kent ve başlangıç
KAWS, Amerikalı sanatçı Brian Donnelly'nin kullandığı isimdir. 1974'te New Jersey'deki Jersey City'de doğmuş, işe grafitiyle başlamıştır. Bu ad bir grubun, bir departmanın ya da tek bir heykelin başlığı değildir. Donnelly'nin resim, heykel ve geniş çevrede görülen ticari iş birlikleri boyunca taşıdığı çalışma adıdır. İsim bugün çoğu zaman tek bir siluetle hatırlanır: yuvarlak, kafatasına yakın bir baş, X biçimli gözler, eldivenli eller, şort ve botlar. Bu tarif Companion karakterine aittir ve KAWS'ı tanımanın en sakin yoludur.
Grafiti, ismin ilk dolaşım yeridir. Sonraki yıllarda aynı karakter dili tuvalde, heykelde ve çok daha geniş bir izleyiciyle karşılaşan işlerde de görünür olmuştur. Sokaktan gelmiş olmak, işin sonsuza dek duvarda kaldığı anlamına gelmez; başlangıç yerini söyler, varış yerini kilitlemez. Müzeler ve heykel parkları bu işi sergilemiştir. Yorkshire Sculpture Park 2016'da bir KAWS sergisi sunmuştur. Sanatçının kendi sitesi https://kawsone.com/ adresindedir. Bu yazı o kaydın yerine geçmez; ismi ev ölçeğinde okumak isteyenler için duru bir giriş tutar.
Companion neden akılda kalır
Companion, KAWS'ın tekrar eden karakteridir. Tek bir dökümün özel adı gibi düşünülünce isim daralır. Aynı baş, aynı eldiven, aynı şort ve bot, değişen pozlarla yeniden belirir. Ayakta duran figür karakterin açık halidir: yüz öne bakar, kollar bedenin yanında durur, X gözler ifadeyi bir işarete indirir. Ayrıntılı okuma Companion yazısında durur. Burada bilmeniz gereken şey şudur: KAWS denince akla gelen beden, bir maskot çiziminden ibaret değildir; heykelde de, resimde de tanınacak kadar kararlı bir karakter tasarımıdır.
Passing Through ise aynı karakterin bilinen bir pozudur. Figür oturur, eller yüzü kapatır. Pozun adı bir alıntı değildir; ellerin yüze gittiği duruşu tarif eder. İzleyici bu kapanışta bir duraklama, bir çekilme ya da bir susuş görebilir. Bunlar bakışın getirdiği okumalardır. Sanatçı adına kilitlenmiş tek bir cümle gibi dolaştırılmaz. Karakteri ve pozu yan yana görmek, ismin hem açık hem kapanmış hâlini tanımayı sağlar. Biri selam verir, diğeri yüzünü saklar; ikisi de aynı dili konuşur.
Resim, heykel ve dolaşım
KAWS'ın işi tek bir malzemede toplanmaz. Resim, heykel ve geniş çevrede görülen ticari iş birlikleri aynı karakter dilini farklı hızlarda taşır. Tablo duvarda kalır. Heykel etrafında dolaşılır. İş birliği ise karakteri mağaza, giysi ve ekran ölçeğine çıkarır. Yıl yıl bir iş birliği listesi çıkarmak bu yazının işi değildir. Görünen şey yeterince açıktır: karakter, atölyenin dışına çıkmış ve popüler kültürün bildiği yüzlerden biri olmuştur. Bu dolaşım, resmin ve heykelin yerini almaz; onların yanına ikinci bir izleyici halkası ekler.
Bu yüzden KAWS sık sık popüler imgelerin sanatıyla birlikte anılır. Pop artın ne olduğu ayrı bir sorudur ve 1960'ların yöntemini bugünün karakter diline yapıştırmak aceleden doğar. Ortak zemin, zaten dolaşımda olan imgelerle çalışmaktır. Fark, kuşak, araç ve mizahtadır. KAWS bir pop art manifestosu ilan etmez. İzleyici, çizgi romanın sadeleştirilmiş yüzünü, tekrar eden rengi ve heykelin ağırlığını aynı isimde görür. Karşılaştırma faydalıdır; eşitleme ise ismi inceltir. Sakin olan, her iki tarihi de kendi yerinde bırakmaktır.
Anlamı erken kilitlemek
İsim büyüdükçe etrafına hazır cümleler yapışır. Birincisi, KAWS'ı yalnızca bir oyuncak markası sanmaktır. Figürler bu karakteri koleksiyon kültürüne sokmuştur; karakterin kendisi bir vitrin departmanı olarak doğmamıştır. İkincisi, X gözü tek bir slogana bağlamaktır. Eleştirmenler ve izleyiciler bu işareti silme, çizgi romanın kapalı ya da çapraz göz alışkanlığı ve ifadenin bir işarete düzleştirilmesi olarak okumuştur. Bunlar okumadır. Sanatçının mühürlediği bir motto değildir. Üçüncüsü, Passing Through adını sanatçıdan yapılmış bir itiraf gibi alıntılamaktır. Ad, pozu söyler.
Dördüncü karışıklık bize daha yakındır. Popüler Sanat vitrinindeki figürler, bu silueti ve pozu taşıyan bitmiş koleksiyon objeleridir. Ayrım nezaketen değil, bakışın dürüstlüğü için gereklidir. Evdeki parça, karakter dilini odaya getirir. Sanatçının kendi üretim kaydı başka bir yerde durur. Bu iki cümleyi aynı anda tutabilen koleksiyoncu, figüre ne fazla paye verir ne de onu sıradan bir süs diye küçümser. Parça, seçildiği odada kendi işini yapar.
Park, müze ve oda
Heykel parkında bir figürün etrafında yürünür. Gökyüzü fon olur, adımlar ölçeği kurar, baş yukarı kalkar. Oturma odasında ise aynı karakter bir konsolun, bir nişin ya da sessiz bir duvarın önünde durur. İki deneyim birbirinin küçültülmüş kopyası değildir. Parkın ölçüsünü salona taşımak gerekmez. Evde işe yarayan şey, siluetin rahatça okunması ve figürün çevresinde bir miktar boşluk kalmasıdır. Kalabalık bir poster duvarı, raflardaki küçük objeler ve sert bir tepe ışığı, karakterin sade yüzünü yarıştırır. Sakin zemin, figürün lehine çalışır.
Müze gezmiş olmak da şart değildir. Karakter, fotoğrafta bile tanınacak kadar nettir; odada ise ışık ve mesafe bu netliği ya korur ya da dağıtır. Mat bir yüzey yumuşak ışıkta derinleşir. Parlak bir yüzey odayı aynalar. İkisi de doğrudur, ikisi de farklı bir oda ister. Büyük kamusal işi evde taklit etmeye kalkmak, figürü küçültür. Onu kendi mesafesinde, gözün rahat ettiği bir yükseklikte bırakmak yeter.
Katalogdaki figüre nasıl bakılır
Sage Companion, ayakta duran silueti sage kulaklar, taupe gövde, siyah şort, X işaretli beyaz eldivenler ve siyah botlarla taşır. Renk bağırmadan ayrışır: kulak yeşile çalar, gövde sıcak bir gri-bejde kalır, şort ve bot koyulaşır. Bu, karakteri ilk kez odaya alacaklar için okunaklı bir giriştir. Yüz açık, duruş dik, detaylar birbirine karışmaz. Figürü tek başına, sade bir zemine koymak, sage ile taupe arasındaki ince farkı görünür kılar. Yanına ikinci bir obje ancak o fark oturduktan sonra gelir.
Mat siyah Passing Through aynı dili oturan poza çevirir. Eller yüzü kapatır, yüzey mat ve tek tondur, siluet galeriye yakın bir ışıkta öne çıkar. Ayaktaki figür odayı selamlar; oturan figür odayı yavaşlatır. İkisini birden almak şart değildir. Oda konuşkan ise oturan poz, oda zaten sessiz ise ayaktaki Companion daha net bir karşılama kurar. Seçki KAWS sayfasında ve bütün koleksiyon içinde yan yana durur. Uygunluk sorusu aceleye gelmez; önce hangi pozun odaya ait olduğuna bakılır.
İsimden sonra bakış
KAWS'ı tanımak, uzun bir biyografiyi ezberlemek değildir. Doğduğu kent, grafitiyle başlamış olması ve Companion'ın kararlı anatomisi, ismi yerine oturtur. Gerisi bakışın işidir. Başın yuvarlaklığı, gözdeki X, eldivenin kapanışı ve botun ağırlığı bir arada durduğunda karakter tamamlanır. Bir parça bu dili eksiksiz taşıyorsa, odada neden durduğu da anlaşılır. Eksik olan bir slogan değildir. Eksik olan, figüre yaklaşacak kadar sakin bir duvardır.
Okumaya devam edecek olan, karakteri Companion üzerinden, sokağı ise başlangıcın bağlamı üzerinden sürdürür. Pop art ile kurulan komşuluk da ayrı bir kapıdır ve acele eşitlenmez. İsim yerinde kaldığında figür de yerinde kalır. Popüler Sanat'ın bu sayfadaki işi, o ismi abartmadan, katalogdaki parçayı da olduğundan büyük anlatmadan, bakışı netleştirmektir. Gerisi odanın ışığına kalır.





