Tekrar eden bir karakter
Companion, KAWS adıyla çalışan Brian Donnelly'nin tekrar eden karakteridir. Yuvarlak, kafatasına yakın bir baş, X biçimli gözler, eldivenli eller, şort ve botlar bu figürü uzaktan bile tanınır kılar. Tek bir heykelin özel adı değildir. Aynı beden, resimde, heykelde ve geniş çevrede görülen ticari iş birliklerinde yeniden belirir. İsim değişmez; poz, renk ve ölçek değişir. Karakteri anlamak, bir eserin etiketini ezberlemekten önce bu sabit anatomiyi görmektir.
KAWS'ın kendisi ayrı bir yazının konusudur: 1974 Jersey City doğumlu Donnelly, işe grafitiyle başlamıştır. O giriş ismin yazısında durur. Burada soru daha dardır. Companion neden bu kadar çabuk akılda kalır? Çünkü yüz sadeleştirilmiştir, eller bir kostümün parçası gibi kapanmıştır ve beden çizgi romanın okunaklılığıyla heykelin ağırlığını aynı anda taşır. Maskot kadar hızlı tanınır, maskot kadar hafif durmaz. Bu ikilik, karakterin bütün kariyerindeki yerini açıklar.
Baş, eldiven, şort ve bot
Baş, karakterin ilk cümlesidir. Kafatasına yaklaşır ama bir iskelet dersi vermez. Yuvarlaklık, göz çukurunu ve çeneyi yumuşatır; figür hem ciddi hem çizgi roman kadar yalındır. Gözler X biçimindedir. Bu işaretin tek bir resmi anlamı yoktur. Eleştirmenler ve izleyiciler onu silme, kapalı ya da çapraz göz alışkanlığı ve ifadenin bir işarete düzleştirilmesi olarak okumuştur. Okumalar X göz yazısında ayrılır. Anatomide bilmeniz gereken, X'in kaş, kirpik ve bakışın yerini aldığıdır. Yüz, duyguyu ayrıntıyla anlatmaz; duyguyu işarete çevirir.
Eller eldivendedir ve çoğu zaman eldivenin üzerinde de X görülür. Avuç bir insan eli gibi açılmaz; kostüm kapanır, jest sadeleşir. Şort ve bot, bedeni bir karaktere bağlar. Çıplak bir heykel gövdesi değildir bu. Giysi, figürü gündelik bir kahramanın ya da bir çizgi filmin kıyafetine yaklaştırır, sonra o kıyafeti heykelin ciddiyetinde tutar. Dört parça bir arada durunca Companion tamamlanır: baş, el, şort, bot. Biri eksikse tanıdık bir siluet kalır, karakter dili yarım kalır. Tasarımın kararlılığı tam da bu tekrardadır.
Ayakta duruş
Ayakta Companion, karakterin açık halidir. Yüz öne bakar, omuzlar düşmez, kollar bedenin yanında durur. Jest büyüktür ama bağırmaz. Figür ne saldırır ne kaçar. Bu sakin diklik, onu bir aksiyon figüründen ayırır. Süper kahraman bir yumruk için tasarlanır. Companion bir duruş için tasarlanır. Odaya girdiğinizde önce boyun ve başın yuvarlaklığı, sonra gözdeki işaret, en son botun yere bastığı ağırlık okunur. Sıra böyledir çünkü karakter yukarıdan aşağı bir işaret sistemi gibi kurulmuştur.
Renk, anatomiyi değiştirmez. Sage bir kulak ile siyah bir gövde aynı karakterdir. Renk, odayı ve ışığı seçer. Mat bir yüzey çizgiyi yumuşatır, parlak bir yüzey odayı figürün üstüne yansıtır. Bu yüzden aynı Companion, bir holde sıcak, bir stüdyoda daha grafik durabilir. Karakteri sevmek ile rengi sevmek iki ayrı karardır. Önce siluetin size ait olup olmadığına bakılır. Renk, o siluet oturduktan sonra gelir. Acele bir renk seçimi, yanlış bir karakter seçimi gibi hissedilir; oysa değişen yalnızca tondur.
Passing Through bir pozdur
Passing Through, Companion'ın bilinen bir pozudur. Figür oturur, eller yüzü kapatır. Ad, bu duruşu söyler. Sanatçıdan alınmış bir cümle gibi dolaştırılmaz ve tek bir duygunun resmi açıklaması değildir. Eller yüze geldiğinde X göz kapanır, ağız ortadan kalkar, karakter bir anlığına kendi işaretini saklar. İzleyici burada bir duraklama, bir çekilme ya da bir yorgunluk görebilir. Görmek serbesttir. Görmeyi sanatçının ağzından çıkmış bir slogan haline getirmek gerekmez.
Ayakta figür odayı karşılar. Oturan figür odayı yavaşlatır. İkisi de Companion'dır. Poz değişince kişilik değişmiş sayılmaz; aynı bedenin başka bir zamanı görünür. Bu ayrım, koleksiyonda iki parça yan yana durunca netleşir. Biri selamdır, diğeri susuştur. Oda hangisine ihtiyaç duyuyorsa onu seçmek, karakteri daha iyi anlamaktır. Her iki pozu birden almak bir tamamlanmışlık sınavı değildir. Tek bir doğru jest, kalabalık bir raftan daha dürüst durur.
Sık yapılan okuma hataları
İlk hata, Companion'ı tek bir üretilmiş nesnenin adı sanmaktır. Karakter tekrar eder. KAWS'ın kendi üretimi müzelerde, parklarda ve sanatçının kaydında durur. Üçüncü hata, X'i tek bir anlama kilitlemektir. İşaret güçlüdür çünkü birden fazla okumaya açıktır. Onu bir mottoya indirgemek, yüzün sadeleşmesini bozar.
Dördüncü hata, karakteri yalnız bir üzüntü sembolü yapmaktır. Kapanan yüz bu okumayı davet edebilir. Aynı beden ayakta, renkli ve neredeyse nazik de durabilir. Duygu, pozun ve rengin birlikte kurduğu bir sonuçtur; karakterin doğum belgesine yazılmış bir teşhis değildir. Beşinci hata, giysiyi önemsiz sanmaktır. Şort ve bot olmasa figür başka bir heykele kayar. Kostüm, Companion'ı popüler kültürün tanıdığı bedene bağlar. Ciddiyeti de tam oradan alır: bildiğimiz bir kıyafet, bilmediğimiz bir yüzde.
Sage duruş ve taupe oturuş
Sage Companion, ayakta duran karakteri sage kulaklar, taupe gövde, siyah şort, X işaretli beyaz eldivenler ve siyah botlarla gösterir. Kulak ile gövde birbirine yakındır; bağıran bir kontrast yoktur. Bu yakınlık, figürü sakin bir duvarın önünde okunaklı kılar. Beyaz eldiven, koyu şort ve botun arasında nefes alır. X hem gözde hem elde tekrar eder. Parçayı ilk kez gören kişi, karakterin gramerini tek bakışta çıkarabilir. Bu yüzden sage ton, koleksiyona giriş için yormayan bir seçimdir.
Taupe Passing Through, aynı aileyi oturan poza taşır. Figür oturur, eller yüzü kapatır, gövde sıcak bir taupe'da kalır. Renk bağırmadığı için jest öne çıkar. İki parça yan yana düşünülebilir: biri yüzünü açar, diğeri kapatır; palet dağılmaz. Oda küçükse tek poz yeter. Oda bir oturma grubunun etrafında toplanıyorsa, oturan figür o grubun temposuna daha kolay katılır. Seçki KAWS sayfasında durur.
Karakteri odada bırakmak
Companion'ı eve almak, bir biyografi sergisi kurmak değildir. Başın yuvarlaklığı, X'in sakin tekrarı ve botun yere basması yeterli bir cümledir. Figürün çevresinde biraz boşluk bırakıldığında bu cümle okunur. Kalabalık bir raf, karakteri aksesuara çevirir. Sade bir zemin, onu yeniden heykel gibi gösterir. Işık yumuşak geldiğinde mat yüzey derinleşir. Sert bir tepe ışığı ise gölgeyi kaş gibi düşürüp işareti yarıştırabilir. Pratik kural sadedir: figür, kendi yüzünü kaybetmeyecek kadar yalnız durmalıdır.
Karakter dilinin devamı nasıl okunacağı ve gözdeki işaret üzerindedir. İsimden gelen bağlam da yerinde durur. Bu sayfa, Companion'ı abartmadan tarif etmek için yazıldı. Ayrımı koruduğunuzda parça rahatlar. Rahatlayan parça, odada daha uzun süre doğru görünür. Bakış da aynı sakinlikte kalır.





