Atölye ile vitrin arasında
KAWS, sanat, moda ve tasarım arasında duran bir isimdir çünkü aynı karakter bu üç kapıdan da geçmiştir. Brian Donnelly, 1974 Jersey City doğumludur ve işe grafitiyle başlamıştır. Companion, yuvarlak kafatasına yakın başı, X gözleri, eldivenleri, şortu ve botlarıyla resimde, heykelde ve geniş çevrede görülen ticari iş birliklerinde tekrar eder. Atölye, karakteri kurar. Vitrin, karakteri çoğaltır. İkisi aynı kapı değildir. İkisini de görmeden ismi anlamak eksik kalır. Birini diğerinin iptali saymak da eksik kalır.
Geçişin kendisi yeni değildir. Popüler kültürle kurulan ilişki, zaten dolaşan bir görsel dilin heykele taşınmasıdır. Moda, o dilin giyilen ve vitrinde duran halidir. Tasarım, aynı bedenin bir objeye, bir yüzeye, bir odaya indirgenmiş kararıdır. Üçü de Companion'ın tanınırlığından beslenir. Tanınırlık, her ürünün aynı ciddiyette olduğu anlamına gelmez. Bir heykel etrafında yürünür. Bir giysi bir sezon konuşur. Bir koleksiyon figürü evde kalır. Statüleri ayırmak, geçişi inkâr etmek değildir. Geçişi okunaklı tutmaktır.
Moda bu dile neden tutunur
Moda, uzaktan okunan işaretlere ihtiyaç duyar. Companion tam da bunu verir. Başın yuvarlaklığı bir omuzda, bir vitrin mankeninde, bir çantanın köşesinde bile seçilir. X, küçük bir alanda bile karakteri tamamlar. Eldiven, şort ve bot, giyimin zaten konuştuğu bir bedene yakındır. Moda evleri ve geniş perakende, bu yüzden karakteri kendi vitrinlerine almıştır. Görünen yeterlidir: iş birliği, karakteri atölyenin hemen çevresinden çıkarıp çok daha kalabalık bir bakışa bırakmıştır.
Bu kalabalık bakış, işi bitirmez. Bir vitrin kampanyası, heykelin yerine geçmez. Kampanya biter, karakter kalır. Kalan şey, insanların yüzü ezberlemiş olmasıdır. Ezber, eve de gelir. Birçok kişi Companion'ı önce bir giyside ya da bir vitrinde görür, sonra odada arar. Sıra böyle kurulabilir. Sokak kökeni de aynı doğrudanlığı hazırlamıştır. Moda, sokağın hızına daha yakındır. Heykel, o hızı yavaşlatır. Ev, ikisinin arasında bir tempo seçer. Seçim, bütün gardırobu karakterle doldurmak değildir.
Tasarım objesi olarak figür
Tasarım, karakteri bir kullanıma ya da bir duruşa bağlar. Companion bir kupanın üzerindeki baskı olabilir, bir heykelin kendisi olabilir, ikisinin arasında bir koleksiyon figürü olabilir. Üçü de tasarım kararı taşır. Fark, bedenin ne kadar ciddiye alındığıdır. Baskı, yüzeyi süsler. Figür, boşlukta durur ve etrafında hava ister. İyi bir tasarım objesi, süs ile heykel arasındaki bu aralıkta utanmaz. Companion'ın grameri o aralığa uygundur: uzaktan bir siluet, yakından bir sistem.
Passing Through pozu, tasarımın suskun halidir. Figür oturur, eller yüzü kapatır. Ad, pozu söyler; bir alıntı değildir. Modanın çoğu pozu yürür, döner, kameraya bakar. Bu poz oturur ve yüzünü saklar. Bir vitrinde bile yavaşlatıcıdır. Evde ise bir tasarım objesinin yapması gereken şeyi yapar: odaya bir fonksiyon dayatmadan bir duruş bırakır. Fonksiyonu yoktur, etkisi vardır. Etki, bağıran bir logo duvarından daha ince olabilir. İncelik, tasarımın olgunluğudur.
Leopar bir yüzey, taupe bir duruş
Modanın başka bir dili desendedir. Leopar Bearbrick, hayvan baskısının parlak ve tanıdık ritmini bir koleksiyon bedenine taşır. Companion ile aynı sanatçı değildir. Aynı evde, moda sevgisinin iki hali olarak durabilir: biri bir desenin cesareti, diğeri bir karakterin suskunluğu. Yan yana geldiklerinde bir kampanya kurmaları gerekmez. Aralarında boşluk varsa, biri kumaş hafızasını, diğeri heykel hafızasını konuşur. Bitişik dizmek, ikisini de vitrin mankenine çevirir.
Taupe Passing Through, KAWS tarafındaki sakin seçimdir. Figür oturur, eller yüzü kapatır, renk sıcak ve alçak seslidir. Leoparın yanına ancak oda yeterince büyükse ve zemin yeterince sade ise yaklaşır. Küçük bir konsolda ikisi birden, bir butik köşesi kurar. Butik köşesi istemiyorsanız, taupe figürü yalnız bırakın. Yalnız bırakılan parça, moda geçişini kostüme çevirmeden taşır. KAWS sayfası ile Bearbrick sayfası bu ayrımı katalogda da korur. Evde korumak, aynı nezakettir.
Karışan statüler
Birinci karışıklık, her iş birliğini stüdyo işinin zirvesi saymaktır. Vitrin, karakteri tanıtır. Heykel, karakteri başka bir sürede tutar. İkincisi, her iş birliğini sanatın düşüşü saymaktır. Dolaşım, resmin ve heykelin yanına eklenir; onların yerine geçmesi şart değildir. Dördüncüsü, X'i bir marka sloganı sanmaktır. İşaret, silme, çizgi roman gözü ve ifadenin düzleşmesi olarak okunmuştur. Okuma, motto değildir.
Beşinci karışıklık, geçişi bir koleksiyon görevi sanmaktır. Modanın her sezonunu, her vitrinini, her rengini eve taşımak gerekmez. Bir taupe oturuş, bütün bir iş birliği tarihini temsil etmek zorunda değildir. Temsil yükü, parçayı yorar. Parça, odada kendi jestini yapsın yeter. Jest, ellerin yüzü kapatması ya da ayakta duran bir selam olabilir. İkisi de geçişin içindedir. İkisi de bir arşiv olmak zorunda değildir. Arşiv isteyen, sanatçının kendi kaydına bakar. Ev isteyen, jesti seçer.
Taupe oturuşu evde tutmak
Taupe, modanın bağıran sezon rengiyle kavga etmez. Keten, meşe, sıcak gri ve kırık beyazla konuşur. Passing Through pozu da vitrin ışığına ihtiyaç duymaz. Yumuşak, hafif yandan gelen bir ışık, ellerin kitlesini ve başın yuvarlaklığını ayırır. Sert bir spot, parçayı bir lansman standına çevirir. Bunu istemiyorsanız spotu kısın. Figürün çevresinde kendi genişliği kadar bir nefes bırakın. Yanında bir dizi parfüm şişesi ya da bir dergi yığını durmasın. Tasarım objesi, başka tasarım objelerinin reklamı değildir.
Pratik sıra kısadır. Önce pozu seçin: suskun bir oturuş, moda geçişini en az kostümle taşır. Sonra rengi seçin: taupe, bağırmadan durur. En son komşuları azaltın. Koleksiyonlar içinde leopar gibi daha yüksek sesli bir parça varsa, onu başka bir yüzeye alın. Aynı rafta iki geçiş birden, bir mağaza vitrini kurar. Ayrı yüzeylerde iki sevgi, bir ev kurar. Ayrım küçük görünür. Odadaki sonuç büyüktür.
Geçişi sade tutmak
Sanat, moda ve tasarım aynı karakterde buluşabilir. Buluşma, üçünü aynı duvarda eşitlemek zorunda değildir. Resim ve heykel kendi sürelerinde kalır. Moda kendi hızında kalır. Evdeki figür, ikisinin arasından seçilmiş bir duruş olarak kalır. Bu sadelik, meraksız bir sadelik değildir. Kökeni bilir, vitrini bilir, sonra odada yalnız bir cümle bırakır. Cümle uzun bir iş birliği listesi değildir. Elleri yüzde bir Companion'dır, ya da açık yüzlü bir selamdır.
Moda ve müziğin komşuluğu daha geniş bir haritadır. Bu sayfa, haritanın KAWS'a değen kenarını tutar ve kenarı bir kimlik kartına çevirmez. Popüler Sanat'ın işi de aynı sınırdadır. Katalog, geçişi odaya taşır. Geçişi, stüdyonun mührü gibi göstermez. Siz de parçanın önünde aynı sınırı korursanız, figür rahatlar. Rahat figür, ne bir defile artığı gibi durur ne de bir anıt taklidi gibi. Kendi ölçüsünde bir tasarım cümlesi olarak kalır. O ölçü, ev için yeterlidir.





