Figür odaya ne katar
Bir KAWS figürü odaya tanıdık bir beden koyar ve o bedeni bağırtmadan tutar. Companion'ın yuvarlak, kafatasına yakın başı, X biçimli gözleri, eldivenli elleri, şortu ve botları uzaktan okunur. Okunaklılık, dekorasyonun asıl katkısıdır. Duvar bir renk daha kazanmaz yalnızca. Oda, bir karakterin duruşuyla ölçülür. Ayakta duran figür selam verir. Passing Through pozunda oturan figür, eller yüzü kapatırken odayı yavaşlatır. Pozun adı bir alıntı değildir. Duruşu tarif eder. İç mekân kararı da tam burada başlar: oda bir selam mı istiyor, bir susuş mu?
Bu katkı, bütün duvarı temalı bir sahneye çevirmeyi gerektirmez. Tek bir figür, sade bir zeminde, çevresinde biraz boşlukla işini yapar. Salonda figür daha geniş bir yerleştirme sorusudur. KAWS özelinde sadelik, karakterin kendi gramerinden gelir. Yüz zaten sadeleştirilmiştir. Oda da aynı sadeleşmeye katılırsa figür rahatlar. Kalabalık bir galeri duvarı, X'i bir çıkartma gibi yarıştırır. Boş bir yüzey, onu yeniden bir heykel gibi gösterir. Dekorasyon burada eklemek değil, yer açmaktır.
Parlak kırmızı yüzey
Parlak kırmızı, odanın en net renk kararlarından biridir. Işığı aynalar, çevredeki pencereyi ve lambayı figürün üstüne taşır. Bu yüzden kırmızı bir Passing Through, mat bir figürden başka bir oda ister. Yüzeyi sakin bir köşeye sıkıştırmak, parlaklığı boğar. Onu kalabalık bir renk şöleninin içine atmak da kırmızıyı sıradanlaştırır. İyi yer, figürün hem ışık alabildiği hem de tek başına kalabildiği bir noktadır. Eller yüzü kapattığı için renk, jestin önüne geçmez; jestin etrafında bir hale kurar.
Kırmızı, popüler kültürün bağıran rengidir ve burada bağırıyı kontrol etmek mümkündür. Zemin açık ve sade olduğunda kırmızı bir mücevher gibi durur. Zemin de kırmızıya çaldığında figür erir. Siyah ya da sıcak gri bir komodin, parlaklığı taşır, onunla kavga etmez. Odak parçası olmak, her yeri doldurmak değildir. Odadaki en net cümle olmaktır. Parlak kırmızı bu cümleyi kurabilir, yeter ki ikinci bir cümle aynı yükseklikte bağırmasın. Bir vazo, bir lamba, bir poster: üçü birden aynı hatta dizilirse figür odak olmaktan çıkar.
Ayakta Companion ve oturan poz
Ayakta Companion, hol ve giriş için doğal bir misafirdir. Yüz açık, duruş dik, bakış hizası bir insanın selamına yakındır. Oturma odasında ise oturan poz, koltuğun temposuna daha kolay katılır. Passing Through'da eller yüzü kapatır; figür konuşmanın içine girmez, yanında durur. Bu ayrım, iki parçayı birden alma zorunluluğu doğurmaz. Odanın halihazırdaki sesi seçer. Konuşkan bir salon, suskun pozu kaldırır. Sessiz bir çalışma köşesi, ayaktaki figürün açık yüzüne ihtiyaç duyabilir.
İkisini yan yana koyacaksanız paleti yakın tutun. Sage ve taupe bir ayakta figür ile parlak kırmızı bir oturuş, ancak aralarında boşluk varsa kavga etmez. Bitişik dizmek, bir vitrin vitrini kurar. Birini konsola, diğerini daha alçak bir sehpaya almak, iki zamanı aynı odada tutar. Biri selamdır, diğeri ara vermedir. İç mekândaki estetik bu ilişkiyi renk ve boşluk üzerinden sürdürür. Burada pratik olan, hangi pozun kapıya, hangisinin oturma grubuna ait olduğudur.
Renk, zemin ve boşluk
Zemin, figürün ikinci rengidir. Açık bir duvar, sage kulak ile taupe gövdeyi ayırır. Koyu bir duvar, mat siyahı yutabilir, parlak kırmızıyı ise keskinleştirir. Ahşap, sıcak bir taupe ile iyi konuşur. Cam ve metal, parlak yüzeyi çoğaltır; çoğaltmayı seviyorsanız bu bir nimettir, silueti sade istiyorsanız bir gürültüdür. Halı deseni figürün dibine kadar geliyorsa, botun ağırlığı kaybolur. Düz bir podyum, bir niş ya da sade bir tabla, karakterin gramerini korur.
Boşluk, ölçüyü santimetreyle söylemeden de kurulur. Figürün çevresinde, kendi genişliği kadar rahat bir nefes görünüyorsa yer doğrudur. Komşusu bir lamba şapkasına ya da bir çerçeveye değiyorsa yer dardır. Yükseklik de aynı sakinlikle seçilir. Ayaktaki figür, gözün zorlanmadan yüzü bulduğu bir hizada rahat eder. Oturan figür, oturan insanın bakışına daha yakındır; sehpa ya da alçak konsol onu karşılar. Tepeye kaldırmak, pozu küçültür. Yere yapıştırmak, onu bir oyuncağa çevirir. Aralık, ikisinin ortasındadır.
Sık görülen yerleştirme hataları
Birinci hata, figürü bir poster duvarının önüne sıkıştırmaktır. Karakter zaten bir görsel dildir. İkinci bir afiş diliyle yarışınca X, çıkartmaya döner. İkinci hata, bütün rafı aynı temayla doldurmaktır. Bir Companion, on küçük objenin arasında gramerini kaybeder. Üçüncü hata, parlak kırmızıyı doğrudan güneşin altına koymaktır. Yüzey hem odayı fazla aynalar hem de uzun süren doğrudan ışıkta yorulur. Dördüncü hata, oturan pozu ayaktaki figürün kusuru sanmaktır. Eller yüzü kapattığı için parça eksik değildir. Poz tam da o kapanıştır.
Beşinci hata bize aittir, söylemesi gerekir. Popüler Sanat'taki parçalar, bu silueti ve pozu taşıyan bitmiş koleksiyon objeleridir. Dekorasyonda bu dürüstlük rahatlatır. Parça, bir müze kopyası iddiası taşımadan odaya hizmet eder. Siz de onu bir vitrin kupasından daha sakin, bir anıt taklidinden daha dürüst yerleştirirsiniz. Hata listesi uzundur. Doğru yer genellikle daha kısadır: sade zemin, yeterli hava, doğru poz.
Salon, hol ve masa
Salonda figür, oturma grubunun baktığı yönde değil, bakışın dinlendiği yerde durur. Televizyonun hemen yanı, ekranla yarışır. Bir niş, bir konsolun ucu ya da pencere pervazından içeri alınmış ama güneşin sürekliliğinden korunmuş bir tabla daha iyi çalışır. Holde ayaktaki Companion, gelen kişiyi bir posterden daha sakin karşılar. Yüz açık olduğu için kapıyla konuşur. Masada ise ölçek, çalışma dağınıklığına yenilmemelidir. Kâğıt, kablo ve fincan figürün dibine dayanınca karakter aksesuar olur. Masa sakinse, küçük bir odak olarak kalabilir.
Parlak kırmızı Passing Through, salonun tek net cümlesi olmaya yakındır. Oturur, eller yüzü kapatır, yüzey ışığı taşır. Onu tek başına bırakmak, kırmızının işini görür. Sage Companion ise hol ya da sakin bir konsol için daha alçak seslidir: sage kulak, taupe gövde, siyah şort, X işaretli beyaz eldiven, siyah bot. İkisi aynı anda aynı rafta olmak zorunda değildir. Dekoratif objeler arasında seçim, odanın hangi cümleye ihtiyacı olduğuna bakılarak yapılır. Kırmızı bir odak ister. Sage bir eşlik ister.
Parçayı seçmek
Seçim, önce pozla yapılır. Oda misafir karşılıyorsa ayaktaki yüz daha açık bir kapıdır. Oda zaten dolu ve konuşkansa, elleri yüzde olan oturuş odaya bir ara verir. Sonra renk gelir. Parlak kırmızı cesurdur ve boşluk ister. Sage ve taupe, ahşapla ve ketenle kolay konuşur. En son ışığa bakılır. Mat yüzey yumuşak ışıkta derinleşir. Parlak yüzey, karşısındaki pencereyi figürün üstüne yazar. Pencere hareketli bir sokağa bakıyorsa, kırmızı figür o sokağı da taşır. Bunu isteyip istemediğiniz, parçayı almadan önce anlaşılır.
Katalog KAWS sayfasında durur. Figürü odanızda gözünüzün önüne koyup çevresinde bir nefes hayal etmek, herhangi bir santimetre cümlesinden daha işe yarar. İç mekân yazısının devamı, estetiğin odayı nasıl etkilediğindedir. Bu sayfa ise daha uygulamalıdır: bir selam, bir susuş, bir kırmızı, bir sage. Dördü de Companion dilini taşır. Dördü de her odaya ait değildir. Ait olanı seçmek, dekorasyonun sakin halidir.





